Volkan Midilli

8.13.2005

Neden bilgi edinemiyoruz

Ağustos ayında tatile çıktım. Tatile çıkmadan önce otoban geçişlerinde bana kolaylık sağlaması için OGS (Otomatik Geçiş Sistemi) cihazı almaya karar verdim. İnternetten Ziraat Bankasının sitesine girdim ve OGS ile ilgili neler gerektiğine baktım. Arabanın Ruhasatıyla şubemize başvurun gibi bir yazı vardı. Ertesi gün bankaya gittim ve bankadaki güvenlik görevlisine OGS için hangi numaradan alıp sıra beklemem gerektiğini sordum. Güvenlik görevlisine sordum çünkü bilgi alabileceğim bir yer gözüme ilişmedi. Gişe işlemleri bölümünden numara alarak bekledim. Yaklaşık 30 – 40 dakika. Bu sırada numaratörün orada duvarda asılmış yazıları inceledim. Duvarda ki yazılardan birşeyler öğrenebilmek çok zordu. Neredeyse biz bu bilgiyi verdik ama siz öğrenmeyin bilmeyin ve eziyet çekin der gibiydi. Uzunca inceledikden sonra emekli maaşları ile ilgili açıklamalar olduğunu anladım. Oraya bakmamdaki asıl sebep OGS ile ilgili acaba bilmediğim ve yapmam gereken birşey varmıdır diyeydi.

Sıram geldiğinde gişeye doğru ilerledim ve görevli memura numaramı vererek arabanın ruhsatını uzattım. O sırada memur telefonla bir arakdaşıyla muhabbet ediyordu. İlk önce araba vergisi ödeyeceğimi sandı ve o işleme koyuldu bana sormadan. Ben hemen müdahale ederek OGS almak istediğimi söyledim. Bu sırada bir dakikaya yakın bir zaman geçmişti. Memur telefonu kapattıkdan sonra işlemler için bilgisayarda birşeyler yapmaya başladı. O sırada birden durdu ve sanki yapması gereken ama unutmuş olduğu birşeyi hatırlar gibi oldu. Bana araba sizin üsütünüzemi diye sordu. Bende babamın üstüne olduğunu söyledim. Memur benim bu işlemi yapamayacağımı ve babamın bana bu işleri yapabileceğime dair bir yazılı ve imzalı yazı vermesi gerektiğini söyledi. Hatta böyle durumlar için hazırladıkları bir form olduğunu, verebileceklerini söylediler. Bu sırada gelişen bazı olaylarıda parantez içinde anlatayım. Arabanın benim üstüme olmadığını anlayan memur, bir an için tökezledi ne yapacağını şaşırdı. Hemen arkadaşına dönüp “arabanın sahibi değilmiş OGS verebiliyormuyuz?” diye sordu ve ekledi “ama arabanın sahibinin oğluymuş.” Arkadaşı “Hayır alamaz. Form doldurması lazım.” Dedi. Şimdi burada benim işlemi yürüttüğüm memurmu bilgisiz yoksa kurallar kesin değilmi gibi bir soru takılıyor insanın aklına. Bende o sırada babamın Antalyada olduğunu ve tatile çıkacağımı söyledim. Ama kesinlikle olmayacağını babamın bana vekalet vermesi gerektiğini söylediler.

Benim burada karşılaştığım şey neden Ziraat Bankasının web sayfasında yazmıyordu? Hadi bunuda geçtim ben yasal olarak bu arabayı kullanabilecek kişiler arasındayım. Araba için gerekli bir şeyi ben neden alamıyorum bu da ayrı bir soru. Acaba ben orada evet bu arabanın sahibi benim desem OGS sahibi olabilecekmiydim onuda çok merak ediyorum. OGS alabilme işlemim böylelikle son buldu.

Bir gün sonra Çanakkale üzerinden Akçaya gitmek için yola çıktık. Çanakkaleye gelmeden önce bir feribot iskelesi daha var adını unuttum şimdi. Çanakkaledekine göre daha küçük. Oraya gidecek yola saparak, küçük bir kasabaya geldik. Hiçbir yerde feribota gider diye yazmıyordu. Bir trafiğin içinde kaldık birden 2 şerit birden ilerliyordu. Bir baktım feribot sırası yan tarafımızmış. Yan tarafta olan arabaların çoğu bilinçsiz şekilde o sıraya geçmişlermiş.

Orada bir zabıta görevlisi veya ben zabıta sandım bilemiyorum. Bana geri dönüp sıranın en sonuna geçmemi söyledi. Tabi bunu insanca yapmadı ayrı mesele el kol işaretleri ve hakaret benzeri sözlerle. Neymiş biz kendimizi akıllı sanıyormuşuzda yandan sıraya girmeye çalışıyormuşuz. Sinirlendim tabiki böyle bir söze maruz kaldığım için. Sinirli sinirli nereye gittiğini bilmediğim bir yolda yeniden feribot sırasının olduğu yola bağlandım. Tamamen şans eseri oldu tabiki. Sıra bize geldi ve feribota bineceğiz. O sıra birde bilet alma telaşesi yaşadık o da ayrı mesele. Zor ve güç oldu ama feribota bindik.

Burda yaşanan zorlukları, ufak tefek açıklamalar ile çok basit hale getirebilirlerdi. Ama ne yazıkki bilgi vermeye korkuyoruz. Bu yüzdende eziyet çekmeye devam ediyoruz. Hepimizin başına geliyordur böyle şeyler. Artık birazda bilgilendirici davranılsa iyi olmazmı? Bizlerde eziyet çekmekten belki kurtulurduk.

0 Comments:

Post a Comment

<< Home